müjdat
ataman

 

Benimle hep evlenir misin?

Müjdeci’nin Perisi

Kimsenin bilmediği ülkelerde mutsuzluk kol gezermiş. Herkes sevimsiz bakar ve hiç kimsenin yüzü gülmezmiş. Ülkenin en göbişkolu adamlarından biri olan Müjdeci ne kadar uğraştıysa da bu ülkenin halkını güldürememiş. Müjdeci de yıllar sonrasında vazgeçmiş bu çabasından.
Bu ülkenin arka sokaklarının birinde bir kız yaşarmış. Kız sadece siyah giyinir ve asık suratla dolaşırmış. O da herkes gibi tüm kötü ruhları etrafında toplarmış.

Aylar geçmiş, yıllar geçmiş ve bir gün Müjdeci ile Peri karşılaşmış. Bu karşılaşma öyle sıradan bir karşılaşmaymış. Ne gök yarılmış ne de gökyüzü parlamış. Her şey aniden oluvermiş. Ne Müjdeci ne de Peri çok şey bekliyormuş yaşamdan, bir sıcak dokunuşmuş onların istedikleri. Gel zaman git zaman bu iki arkadaş iyice yakınlaşmışlar. Hatta Müjdeci bir fırsatını bulup Peri’yi öpüvermiş. Kaldırmış gökyüzüne başını, yine gökyüzü yarılmamış, kuşlar heyecanla uçuşmamış.

Ama kimsenin adını koymadığı bir sıcaklık başlamış, Peri Müjdeci’nin elini tuttuğunda. Ellerden tüm vücuda yayılan bu sıcaklığı kimse de fark etmemiş. Gün gelmiş, Müjdeci gülümsemiş, herkes ayıplamış, gün gelmiş Peri bile gülümsemiş, tüm ülke iyice şaşakalmış bu duruma. Herkes sormaya başlamış nedir bu, nasıl oluyordu gülünüyor ? Ne Müjdeci yanıt aramış sorulara ne de Peri kafa yormuş bunun üstüne.

Müjdeci Peri’nin elini tutmuş, bu sıcaklık toprağa doğru yayılmış, çiçek yüzü görmemiş ülkenin insanları sağda solda, kır çiçekleri, özellikle de papatyalar görmeye başlamışlar. Papatyaların içi ısınmış ve ilk nefeslerini almaya başlamışlar.

Bu ülkenin kötü kralları da yokmuş cadısı da. Papatyalara dokunlar, yüzlerini gizleyerek gülümsemeye başlamışlar. Toprak gün geçtikçe canlanıyormuş. Yok öyle herkesin de yüzü gülmemiş. Müjdeci ve Peri gibi istediğinde gülünebildiğini fark etmiş halk.

Bu ülkeye yolu düşenler, gülen insanları görünce şaşırıyorlarmış. Herkes sağda solda neler olduğunu soruyormuş. Küçük bir fısıltı gelivermiş çalıların altından. “Yok bir şey siz işinize bakın, sadece Müjdeci Peri’nin elini tuttu.”